18 Şubat 2012 Cumartesi

Kemanımla Sana Bir Ses



İyi ki de buluşmuşuz, pek de güzel olmuş. Gerçi biraz geç oldu bu buluşma ama hiç olmamasından iyidir. Bi Farid Farjad olamayacağım kesin de “kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer”  dedirtebilirim diye umuyorum. Hani ilk buluşmanın heyecanı ile onu da öğreneyim, tele de vurayım, nota da basayım hatta bırakın parça çalayım hevesi içindeydim bugün, hala da öyle ama işin aslı güzel olduğu kadar zor da tabi. Kemanı tutmak değil de yayı tutmak mesele. Bi de akort var tabi. Ama biz, o işe şimdilik bakmıyoruz sağolsun sevgili hocam tüm sabriyla bütün kemanları tek tek akort ediyor. Bize de bol bol çalışması kalıyor özellikle ayna karşısında ki tutşumuzu, duruşumuzu kontrol edebilelim. Tabi ev ve apartman ahalisi buna ne kadar katlanır meçhul. Ama sanata saygı duymak lazım canım hele ki acemilere iki katı.
Toplumun sanata ve sanatçıya ihtiyaçı var diycem ama kendime pay çıkarmadan. Aslında toplumdan önce insanın bizzat kendisinin sanata ihtiyaçı var, ruhunu değerli kılmak, varlığına değer katmak adına. İlla icra etmek de gerekmiyor okuyucusu, dinleciyisi, izleyicisi olarak sanata değer kılmak da onun parçası olamaya yetiyor aslında. Ama hele bi de yeteneğiniz ve bunu sanatla buluşturma şansınız varsa siz dünyadaki en özel insanlardansınız bence. Bi de benim gibiler yeteneğim var mı yok mu, geç kaldım mı diye bakmadan hevesinin peşinden koşup kenarından, kıyısından da olsa yakalayanlar biz de özeliz merak etmeyin J Ben şimdi gideyim iki tıngırdatayım da belki bi konçertoya yetişirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder